17 Ağustos 2013 Cumartesi

Sesin Mucizesi: Tuğba Saraçlar




                                      


    Tuğba Saraçlarla geçen her dakika ‘Sesin Mucizesi’ne olan inancım daha çok arttı. Bu röportajı okumadan önce onu radyo programında bir dinleyin. Sonra cümlelerini okurken o konuşuyormuş gibi hayal edin. Ettiniz mi? Öyleyse bu mucizeye siz de tanık olmaya başlıyorsunuz demektir..:)




Sizi dinleyicilerinizle bir arada tutan sınır tanımayan bir kavram, yani ses. Bir mikrofonla küçücük bir odadan birçok hayata konuk oluyorsunuz, bu nasıl bir duygu? 

Radyoculuk benim için bir hayat bunu her zaman söylerim. Hayatın ta kendisi.

Son 30 son 15 sn 5..4..3..2..1.. ve ON AIR

Hemen hemen her gün dinleyicilerimle bu şekilde buluşuyorum. ‘Ben Tuğba Saraçlar,yine yepyeni bir günde güzel bir program sizleri bekliyor.’

Biliyorum beni can kulağıyla dinliyorlar, benimle yatıp benimle kalkıyorlar. Onlarla çok şey paylaşıyorum; hayatı paylaşıyorum.

Size sesin gücünü şöyle anlatmaya çalışayım:

‘Kanserle mücade eden bir dinleyicim öyle ki tek gözü dahi görmüyor.Evli, bir çocuk babası.Programımı dinlemeye başlıyor. Ondan çok güzel mesajlar alıyorum. Onun için gönderdiğim şarkılar dinleyicime iyi geliyor. Kendisiyle tanıştım ve bana şunu itiraf etti : ‘Radyoyla birlikte gözümde bir iyileşme belirtileri görüldü. Doktorlarım buna çok şaşırdılar çünkü böyle bir şeyin imkansız olduğunu söylemişlerdi.’
Kendisi bana ithaf edeceği bir kitap yazacakmış : SESİN MUCİZESİ

Tuğba Saraçlar’ı anlatan üç kelimeyi bir araya getirsek bu üç kelime hangileri olur?

Pozitif, paylaşımcı ve biraz çocuk ruhlu..:)


Radyo programcılığı hayatınıza nasıl girdi, sürpriz bir gelişme miydi yoksa zaten hep aklınızın bir köşesinde olan bir istek miydi?



Hayatım boyunca radyocu olur muyum olmaz mıyım bunu hiç düşünmedim ama medyayla hep ilgiliydim. Medya ve iletişim sistemleri mezunuyum.İlk stajımı İş Bankası Kültür Yayınlarında editör yardımcısı olarak yaptım. Üniversite yıllarımda hem öğrenci hem asistandım. Ayrıca okulun gazetesi ve tv sinde de aktif çalışmalarım oldu.Ulusal  gazeterde de muhabirlik yaptım. Aydın Doğan Genç İletişimciler yarışmasında 3. olmuştuk. Bu başarı bana CNN Türk’te staj hakkı kazandırdı.  Burada muhabir olarak devam etme şansım vardı, böylece TV yle tanışmış oldum.Muhabirlik yaptım, haberleri seslendirdim ve hatta kurguya da el attım:) Ekran karşısında olmak bambaşkaydı tabi .. Radyoyla tanışmam da o döneme denk geldi Ender Uslu sayesinde. Radyo Alaturka o zamanlar Karma Turka’ydı. Kanala giderken serviste dinlerdim. ‘Acaba  yapabilir miyim?’ Diye içimden geçirmişliğim oldu.Ender Uslu  radyoların genel yayın yönetmeniydi ve bana ‘Suyun İki Yanı’  programını sunmam için teklifte bulundu. “Evet” cevabımla radyoya merhaba demiş oldum ve mikrofon aşkı başladı bende. 

Sorumuza dönersek radyocu olmak aklımda mıydı, Hmm hayır ama iyiki olmuş :)



Radyocu olmak için istemek yeterli mi yoksa yetenek mi gerekli?



İstemek kesinlikle gerekli ama isteğin dışında tabi ki yetenek şart.Şöyle tanımlayayım “herkes radyocu olabilir” ama “herkes olamaz”. Neden olamaz? Yetenek burada devreye giriyor. Kişi kendine güveniyor ve alt yapısı varsa ki alt yapı dediğimiz şu; bilgi.. aynı zamanda okuyan   gezen  gözlemleyebilen ve bunu aktarabilen kişi ya da kişiler radyocu olmalı. Asıl yetenek sunabilmektir; konuşurken karşınızdakilere dinletebilmektir. 


Meslek hayatınızda size en çok enerji veren ve motivasyonunuzu yüksek tutan şey ne?

KAHVE! (gülüşmeler) 
Bizim meslek hayatımızda alkış çok önemlidir. Hani derler ya sanatçılar ‘alkışlarla yaşıyorum’,   gerçekten öyle. Bizi işimize motive eden takdir görmek, bir de emeğinizin karşılığını alıyorsanız :) işte o zaman her şey çok güzel oluyor 

Radyo Alaturka'da  dinleyicilerinize neler sunuyorsunuz? Gelen tepkilerden memnun musunuz?

Radyo Alaturka Türk müziğinin en seçkin eserlerini sunar gün boyunca... Türk Musikisinden, yeşilçam şarkılarına ve günümüz eserlerine kadar sıkılmadan dinleyeceğiniz bir yayın akışımız sizlerledir. Kendi programımdan örnek verecek olursam gün ortasında saat 13:00 itibariyle başlayan bir yayınım var ve yaklaşık dört saat boyunca ağırlıklı olarak şarkıları sunmaktayım. Şarkıların yanı sıra dinleyiciden gelen mesajlar programımı şekillendirir. Bazen bir hikaye bazen bir şiir...  Her zaman şöyle derim “dile getirilemeyen duygu ve düşünceleri şarkılarımızla ifade edelim” Şiirlerden bahsetmiştim, mesela bir dinleyicimiz çok güzel şiirler yazıyor,  onları seslendiriyorum hoşlarına gidiyor, kaydedip bana gönderiyorlar. Hatta teklifler geliyor şiir kitabım çıktı ikincisi çıkacak, seslendirme yapar mısınız diye. Kayıt yapalım albüm gibi vs. Böyle güzel çalışmalar projeler de var bakalım olursa, ki neden olmasın. Şiir yazamasam da sanırım bu sayede şiir seslendirmek günden güne hoşuma giden bir detay oldu :)

program dahilinde (çok şükür) gelen tepikler güzel :) Hepsine teşekkür ediyorum
                                                                                                                     



Gelelim bu yıl ilk defa düzenlenen ‘Sihirli Mikrofon Ödülleri’  yarışmasında aldığınız ödüle…



Beni oldukça heyecanlandıran bir süreçti. Ödülü yaklaşık bir ay boyunca halkın belirlediği ve oyladığı bir isim alacaktı. Ulusal ve yerel pek çok radyocunun, yılın en iyi dj'i hatta en iyi pop sanatçısının da dahil  olduğu bir yarışmaydı. Siz de ordaydınız o gece tanışmıştık hatta, çok da memnun olmuştum:)  Ben bir ay boyunca kendi çapımda tanıtımımı yaptım. Güzel bir oy yakalamışım öyle söylüyorlar. Yarışmada Okan Bayülgen , Halit kıvanç, Hop dedik Ayhan, Cem Arslan gibi yaptıkları işlerle ayakta duran, örnek aldığım ve taktir ettiğim pek çok isim ödül aldı. Tabi pek çok medya kanalı ordaydı. Heyecanlıydım.  Acaba ödül alır mıyım almaz mıyım? Saatler ilerliyor ve bendeki heyecan artıyor, derken “Yılın Kadın Yerel  Radyo Programcısı: TUĞBA SARAÇLAR ..  anonsunu duydum. O şaşkınlıkla kendimi sahneye nasıl attığımı bilmiyorum. . Ödüle layık görülmek harika bir duyguydu.

Şişli Belediyesi Başkanı Sayın Mustafa Sarıgül ve ekibinin düzenlediği yarışmada benim için anlamlı olan ödülümü ses sanatçısı Aslı Hünel' den aldım. Kendilerine buradan çok teşekkür ediyorum.



Size göre bir radyo programcısını itici yapan şeyler  neler? 



Kendine güveni olması gerekiyor. Kendine güveni yoksa eğer başarısızlığa iter bu. Bir de benim en çok şikayet ettiğim şey ego. Maalesef bazı radyocular egolarını kontrol edemiyor.Yayın esnasında dozajını bilerek yapmak güzel bir şey. Ruhunuzu okşayacak güzel bir şey olabiliyor. Bunu yayın dışında hayatına taşıyan bazı arkadaşlarımız var.Bunu yapmak radyocuyu itici kılabilir. Onun dışında dinleyici gözüyle bakıcak olursam eğer dinleyici her zaman konuşabilen kendini ifade edebilen, radyocunun program sunarken yakaladığı bir heyecan vardır o heyecanı tutturabilen bir radyocu isterim. Bunun  tersi itici. Bir de yeniliklere açık olması gerekiyor radyocunun yani sabit olmaması gerekiyor. Yerinde saymak onu bitirir.



Radyoculuk ülkemizde hak ettiği yerde mi?



En çok karşılaştığım sorulardan biridir.Özel radyoların çıktığı dönemlere yani 90'lı yıllara gidecek olursak, o dönemin radyocusu olmak isterdim, dinleyici olarak yorumlarsam; o zamanlar daha popülerdi. Şimdilerde yazılı-basın, televizyon ve tabi ki internetin ağırlıklı olması radyonun biraz daha geri planda kalmasına neden oluyor. Özellikle reklam pastasında %100lük bütünden bahsedecek olursak radyonun payı %2'lere kadar geriledi. Daha gerilere gidecek olursak, radyo dinleyicisinin başucunda ya da evinin baş köşesindeyken şimdilerde yol arkadaşı olarak en çok araçlarda dinleniyor.
Türkiye'de binlerce radyo var ve bununla birlikte radyoların sayısını geçen radyocular ve radyocu adayları.. Sektörün reklam gelirlerinin de etkisiyle bana göre maalesef  gerileyen bir durumu var. 
Radyocular sadece radyoculuk yapmıyor ülkemizde. Yani sadece bu alandan para kazanmıyor. Bunun yanı sıra diğer sektörlere de yönelmek durumunda kalıyor.Radyoların hak ettiği noktaya yeniden geleceğini ummak istiyorum. 


Ufukta yeni projeler var mı?

Projeler hep oluyor, olması gerekiyor. Bizim sektör hareketli bir sektör her an her şey çıkabiliyor karşınıza.Yeni yayın döneminde  ‘suyun iki yanı’ radyoculuğa başladığım programı tvye taşımayı istiyorum.Radyo devam edecek.Radyo Tava’da yeni yeni başladım köşe yazarlığına, yazmayı çok seviyordum, Özcan Beylan  sağolsun. Özcan ve Erkut.. Onları tanıdığım için mutluyum:)

Aklımdakiler.. ile www.radyotava.com sitesinden hem beni takip edebilirler hem de radyo dünyasında olan bitenleri...


Yeni yazım 90larla ilgili... 90lar biliyorsunuz dizi olarak başladı Atv’de Birol Güven’in. O’na bir gönderme yaptım. Aklıma gelmişken belirteyim radyocuları 90lar dizisinde görebilecek miyiz? Diye.Çok keyifli olur diye düşündüm.Çünkü o dönemde çok önemliydi radyoculuk.93 senesinde ‘radyomu geri istiyorum’ kampanyasıyla kapatılan radyolar tekrar açılmıştı. Halk tepki olarak arabaların antenlerine siyah kurdelalar bağlamıştı.O dönemde radyolar denetlenmiyordu, herkes kafasına göre yayın yapıyordu. Dolayısıyla denetim için 94 yılında RTÜK kuruldu. Bu tür bilgileri paylaştım ve diğer yazılarıma da yer vereceğim...


Diğer yeni çalışmam ise radyo basın danışmanlığı... Müzik dünyasına her geçen gün yeni isimler katılıyor. Onlardan biri diyebilirim işlerini yaptığım kardeşler için. Nergiz&Savaş Tozar... Onları camiamızla tanıştırıp müzik piyasasına hazırlıyorum. Yoğun ama keyifli bir çalışma. 



Tabi unutulmaması gereken diğer en önemli mesleğim usta öğreticilik. Bu yıl İSMEK'te 5. senemi doldurdum. Buradaki görevim nitelikli radyo programcısı yetiştirmek.  Başarılı olduğuma inanıyorum. Şu ana kadar pek çok öğrencim ulusal ve yerel radyolarda ve hatta televizyonlarda yayınlarını yapıyor kısacası meslektaşlarım oldu. Buna en güzel örnek geçen yıl mezun ettiğim öğrencilerimden biri şimdi benimle aynı radyoda ve benim yayınımdan sonra onu dinliyorsunuz.  Yeni dönemde eylül ayında başlayacak yeni kayıtlar ile yeni öğrencilerimle\radyocu adayları ile tanışacağım. 



Ve konser, festival sunumları devam ediyor. Kısmetse yeni dönem oldukça hareketli olacak :)

Bunun dışında bir şey olursa dinleyicilerimin mutlaka haberi olur. Şimdilik bu kadar boş vakit de kalsın bana değil mi? :)

Tuğba Saraçlar ’a ulaşmak isteyenler okurlarımız nasıl iletişim kurabilirler?
Dinleyicilerim beni  twitter'dan www.twitter.com\tugbasrclr    olarak takip edebilir
Yazılarımı www.radyotava.com sitesinden okuyabilir
www.radyoalaturka.com.tr sitesinden de dinleyebilir.


TEŞEKKÜR EDERİM

Ben çok teşekkür ederim, keyifliydi benim için ;)










4 yorum:

  1. Çoook beğendimmm.Eline emeğine sağlık, çok keyifli bi röportaj olmuş :)

    YanıtlaSil
  2. Radyo ve radyoculuk hakkında bilmediğim ne çok şey varmış:)Çok güzel bir röportaj..

    YanıtlaSil
  3. Harika!!!
    Çok beğendimmmm... :)

    YanıtlaSil
  4. Sonuna kadar hak ediyorsunuz Tuğba hanım.

    YanıtlaSil